ABD Hava Kuvvetleri’ne ait gelişmiş bir MQ-9 Reaper insansız hava aracı, Afganistan’ın Maidan Wardak vilayetinde Maidan Shahr yakınlarında rutin görev sırasında düştü.
ABD Hava Kuvvetleri’ne ait gelişmiş bir MQ-9 Reaper insansız hava aracı (İHA), Afganistan’ın Maidan Wardak vilayetinde, başkent Kabil’in batısında yer alan Maidan Shahr yakınlarında düştü.
İlk bilgilere göre olayda yerde herhangi bir can kaybı yaşanmadı. Ancak kazanın, ABD’nin 2021’de Afganistan’dan çekilmesinin ardından sürdürdüğü uzaktan gözetleme ve terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin önemli soru işaretleri doğurduğu ifade ediliyor.
İlk raporlar, insansız hava aracının rutin bir görev sırasında düştüğünü ve olayda mekanik arıza ya da kontrol bağlantısının kaybı gibi teknik nedenlerin öne çıktığını gösteriyor. Şu ana kadar herhangi bir grup veya ülke kazayla ilgili sorumluluk üstlenmiş değil.
🚨 NEWS FLASH
Afghan forces have shot down a Pakistani unmanned aerial vehicle (UAV) over Afghan territory.
According to reports, the drone was brought down in the Taimur area of Maidan Shahr. pic.twitter.com/huCTxjv9XL— TRIDENT (@TridentxIN) January 1, 2026
Katar’dan kontrol ediliyordu
Uzun menzilli gözetleme ve hassas vuruş kabiliyetleriyle bilinen MQ-9 Reaper’ın, Katar’daki El Udeid Hava Üssü üzerinden uydu bağlantıları aracılığıyla uzaktan kumanda edildiği ifade ediliyor.
ABD, Afganistan’daki askeri varlığını sonlandırmış olmasına rağmen, “ufuk ötesi” (over-the-horizon) stratejisi kapsamında insansız hava araçlarıyla bölgeyi izlemeye devam ediyor.
Pentagon sessiz
Pentagon, devam eden incelemeler nedeniyle olayla ilgili resmi bir açıklama yapmadı. ABD Hava Kuvvetleri’nde bu tür kazalar sonrası yürütülen soruşturmalar; uçuş verilerini, sistem performansını ve operatör girdilerini kapsıyor. Elde edilen bulgular, filo genelinde güvenlik ve bakım prosedürlerinin güncellenmesinde kullanılıyor.
Taliban kontrolündeki hassas bölge
Maidan Wardak vilayeti geçmişte isyancı faaliyetlerle anılan bir bölgeydi. Günümüzde ise Taliban yönetiminin kontrolü altında bulunuyor. Kaza yerinin, Kabil’e yakın ve stratejik açıdan hassas bir noktada olması, enkazın güvenliği ve içindeki hassas teknolojinin korunması konusundaki endişeleri artırıyor.
Geçmişte ABD, benzer durumlarda teknolojinin ele geçirilmesini önlemek için kendi kendini imha mekanizmaları veya hava saldırıları gibi yöntemlere başvurmuştu. Ancak Afganistan’daki askeri varlığın sona ermiş olması, bu tür önlemlerin uygulanabilirliğini belirsiz hale getiriyor.
ABD’nin temel İHA Platformlarından
General Atomics tarafından üretilen MQ-9 Reaper, yaklaşık 20 metre kanat açıklığına, 50 bin feet irtifaya ve 27 saati aşan havada kalış süresine sahip. Gelişmiş elektro-optik sensörler, radar sistemleri ve Hellfire füzeleri taşıyabilen Reaper’lar, ABD’nin terörle mücadele operasyonlarında kilit rol oynuyor.

Yer kontrol sistemleriyle birlikte bir MQ-9’un birim maliyetinin 30 milyon doların üzerinde olduğu belirtiliyor. ABD Hava Kuvvetleri envanterinde 200’den fazla Reaper bulunduğu ve kayıpların yeni üretim ve modernizasyon programlarıyla telafi edildiği ifade ediliyor.
Daha önce de benzer kazalar yaşandı
Tarihsel veriler, MQ-9 Reaper’ların dünya genelinde çok sayıda kaza geçirdiğini ortaya koyuyor. 2025 yılı içinde Güney Kore kıyılarında yaşanan bir kayıp ve Akdeniz üzerinde pervane arızası nedeniyle gerçekleşen acil inişler dikkat çekmişti. Afrika ve Orta Doğu’daki önceki kazaların önemli bir bölümü ise motor ve sistem anormalliklerine bağlanmıştı.
Analistler, son yıllarda Reaper kayıplarının arttığına dikkat çekiyor. ABD tarafından açıklanan resmi nedenlerde mekanik sorunlar öne çıksa da, 2024–2025 döneminde bazı düşüşlerin düşman ateşi sonucu gerçekleştiği de biliniyor.
Kontrol kaybında çevresel faktörler etkili olabilir
Uzmanlara göre MQ-9 Reaper’lar, uydu bağlantılarına ve güvenli veri hatlarına yüksek derecede bağımlı olmaları nedeniyle elektronik karıştırma ve parazit gibi tehditlere karşı savunmasız olabiliyor. Bu olayda elektronik müdahaleye dair herhangi bir kanıt bulunmasa da, çevresel faktörler ve iletişim gecikmeleri kontrol kaybına katkı sağlamış olabilir.
Çekilme sonrası hava sahasında yeni denge
ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinden sonra ülkedeki hava sahası büyük ölçüde insani yardım uçuşlarına açık bulunuyor. Buna rağmen ABD, Doha Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini gerekçe göstererek, özellikle IŞİD-Horasan gibi gruplara karşı sınırlı insansız hava aracı operasyonlarını sürdürdüğünü vurguluyor.
Bu son kaza, insansız savaş teknolojilerinin sağladığı avantajlara rağmen, yüksek riskli ve siyasi açıdan hassas bölgelerde operasyonel sürdürülebilirliğin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.
Bu gönderi kategorisi hakkında gerçek zamanlı güncellemeleri doğrudan bildirim almak için tıklayın.












